Bazı yerler ve anlar vardır hafızalardan hiç silinmeyen. Od Urla başından sonuna kadar size unutulmayacak bir deneyimin kapılarını açıyor. “Tarladan sofraya” anlayışı ile yeni tatlar denemekten geri durmayan Od Urla zeytin ağaçlarıyla çevrili mekanında naif bir paylaşım alanı yaratırken açık mutfağı ile sizi de deneyimin her aşamasına dahil ediyor. Bu eşsiz ortamda yediğiniz yemekle yetinmeyenlerdenseniz (ki çok haklısınız!) Od Misafirhane sizi ağırlamaktan mutluluk duyuyor. Zeytin ağaçlarının ortasındaki kır evi konseptindeki otel sınırlı sayıda odası ile hizmet veriyor. Evinizden uzakta olduğunuzu unutturan sıcak dekorasyonu ile doğanın, sadeliğin ve sofistike ambiyansın tadını çıkarın.

“Doğa sizin ona verdiğinizi misliyle çoğaltır. “ diyor Manej Urla. Doğanın bize hizmet etmek için var olmadığı bilinciyle hareket eden Manej Urla hem bir at çiftliği hem de şehirden izole birkaç gün geçirmek isteyeceğiniz 13 odalı bir otel. Urla’nın Ukuf Mevki’nde, ödüllü şarapların üretildiği bağlarla çevrili lokasyonu bile burayı sevmeye yeter! Emek isteyen kerpiç sıva yöntemi ile inşa edilen odaları yazları serinken, kışları sıcak oluyor.  Doğal malzemelerin tercih edildiği odalar nostaljik detaylarla birlikte sıcak, modern bir köy evinde kalmanın tadını çıkarabilirsiniz. “Tarladan sofraya” felsefesi ile mutfağında Urla’nın doğal malzemelerine yer veren Manej Masa’da yemek yemek de başlı başına bir deneyim!

Urla Şarapçılık’ın tablo gibi görünen bağlarının ardında iki odalı, küçük bir otel 2 Rooms Hotel. Bağları, şaraphaneleri, şarap evleri, tasarım dükkânları, karakteristik restoranları ile yeni bir dönüşüm içerisinde olan Urla’nın ışıltılarından biri de burası. Kuşçular Mevkii’nde yer alan otel manzaradan ve gün ışığından maksimum seviyede faydalanmak için geniş pencerelerle inşa edilmiş. Rafine ve sade bir stilin benimsendiği odalar gözünü açar açmaz doğayla kucaklaşmak isteyenlere bir küçük vaha vaat ediyor.

Lüleburgaz’ın “doğada olmak harika” dedirten bir noktasında, Istranca Dağları’nın altında uzanan bir vadide kurulan BAKUCHA Vineyard Hotel & SPA ve Arcadia Bağları… 200 hektarlık bir alana yayılan üzüm bağları, şaraphanesi, meyve bahçeleri, bostanlarıyla hayat gustosu olan misafirleriyle mutlu bir dünya yaratıyor. Her biri özel terasa sahip 26 odası, terapi ve masajlarıyla bedene ve zihne iyi gelen Sanitas SPA, bahçeden ve bölge üreticilerinden özenle seçilen malzemelerin lezzet kattığı Bakucha Mutfak ile tamamlanıyor bu güzel tablo…

Kırklareli’nin verimli toprakları üzerinde, Ahmetçe Köyü’nün sakinliğine sığınan Dessera Bağ Evi,  yaklaşık 200 dönümlük Vino Dessera Bağları içerisinde yer alıyor. Bağ manzaralı, balkonlu 18 odası da doğal tonlarla ve sade ahşap mobilyalarla dekore edilmiş. Köyün sessizliğinden, bağların zenginliğinden rol çalmayan bu sade tasarım sizi de dinginleştiriyor. Dessera’da kaldığınız süre boyunca Vino Dessera’nın şaraplarını tatmak, şaraphane ve bağları gezmek, doğa yürüyüşleri yapmak burayı seçmenizin ödülü olacak.

Trakya Bağ Rotası’nın en bilinen, en sevilen duraklarından biri Barbare Bağları ve Barbaros Bağ Evi. Adını bulunduğu kasabadan alan Barbaros Bağ Evi, Barbaros kasabası tepelerinde Yazır Köyü Karaağaçlık Mevkiinde yer alıyor. 230 dönüme yayılan Barbare Bağları’nın içerisinde, hafif tepe bir konuma inşa edilen Barbaros Bağ Evi bağ manzaralarına bakıyor. 40 odası da gösterişten uzak dekore edilmiş. Şarapçılığı çağrıştıran mobilya ve objelerle zarif stildeki odalar size bağların ortasında olmanın keyfini yaşatıyor.

Talay Bağları’nın hikâyesini dinlemek bile güzel… 1600’lü yıllarda Osmanlı İmparatorluğu döneminde Bozcaada’ya yerleştirilen ilk Müslüman-Türk ailelerden biri Talay Ailesi’nin günümüzdeki jenerasyonu 45 yıllık bağ evlerini restore ederek 4 odalı bir konuk evine dönüştürmüş. Bozcaada’nın bereketi, rüzgârı, toprağı üzümleri besleyip şişelerde lezzetli birer şaraba dönüşürken hikayeye ortak olmak isteyenler konuk evinde kalabiliyor. Birbirinden bağımsız olan odaların her biri bağ yoluna açılıyor. Şehir merkezinden uzak bir noktada yer alan otele geldiğinizde otelin bisikletlerine atlayıp çevreyi keşfedebilir, Sulubahçe Plajı’na gidebilir, otelin bahçesinden meyve-sebze toplayabilir, kümesten yumurtalarınızı taze taze toplayabilirsiniz.

Toskana’yı aratmayan Selçuk’un Gökçealan Köyü’nde bir şaraphane ve bu şaraphaneye eşlik eden ⁠Yedi Bilgeler Vineyards & Hotel doktor bir çiftin şarap ve bağ tutkusunun bizlere bir hediyesi. İsmini, antik çağlarda bu bölgede yaşayan ünlü yedi bilgeden alan Yedi Bilgeler doğanın ortasında şarapla, güzel yemekle ve hoş sohbetle günlerini geçirmek isteyenlere bir cennet vaat ediyor.⁠ Bağların kalbindeki taş evindeki odalar olabildiğince sade ancak sizin rahatınızı ve mutluluğunuzu sağlayacak bir özende dekore edilmiş. Kuş sesleri, bağ manzaraları hep sizinle olacak.